Gümrük Müşavirliği hızlı işlem takip uygun maliyet 05352222444

ÇÖZÜM: İSTANBUL GÜMRÜK İŞLEMLERİ GÜMRÜK İŞLEMLERİ

GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ TÜRKSAN

iletişim: +902126308010. gümrük müşavirliği için 7/24 destek. gümrük işlemlerinde hız

Türksan Hizmetleriyle Yanınızda.

  • İthalat İşlemleri
  • İhracat İşlemleri
  • Transit – (Re-Export) İşlemleri
  • İthal Lisansı Alınması
  • Gözetim Lisansı Alınması
  • San. ve Tic. Bakanlığı Bakım Onarım Belgesi Alınması
  • Sağlık Bakanlığı Kontrol Belgesi Alınması
  • Tarım Orman Bakanlığı Kontrol Belgesi Alınması
  • Çevre Bakanlığı Kontrol Belgesi Alınması
  • Tır ve Gemi Organizasyonları
  • Sigorta Organizasyonları
  • Geçici Kabul İşlemleri
  • Dahilde İşleme İşlemleri
  • Serbest Bölge İşlemleri
  • Sanayi Bakanlığı  TSE ve CE  uygunluk belgelendirme( elektrikli el aletleri ,küçük ev aletleri , televizyon,  makineler ve elektrikli aydınlatma cihazları gibi ürünlerde)
  • Ölçü ayar uygunluk belgelendirme (metre ,terazi gibi ölçüm yapabilen cihazlar için)
  • Dış Tic. Müsteşarlığı –DTS- uygunluk belgelendirme (Oyuncak, ayakkabı, cep telefonu  vb.)
  • ONAYLANMIŞ KURULUŞ SERTİFİKA VE TEST RAPORU BAŞVURULARI
  • IRAK İHRACATLARINDA  BUREAU VERITAS BAŞVURULARI

Her türlü gümrükleme işlemlerinde;

  • Gümrük işlemleri için gerekli evrakların firmadan alınması
  • İşlemi bitmiş olan evrakların, fatura ve dekontumuz ekinde müşteriye ulaştırılması
  • Internet bankacılığı ile hızlı para transferlerinin gerçekleştirilmesi
  • Danışmanlık Hizmetleri

Her türlü ithalat ve ihracat işlemlerinde

  • Gerekli İzin Belgesi Takip Ve Temin Etme
  • G.T.I.P. (Gümrük Tarifesi) Belirlenmesi
  • Maliyet Hesabı
  • Sigorta İşlemleri
  • Bankacılık İşlemleri
  • Yurtiçi Nakliye Ve Depolama Organizasyonu
  • Yurtdışı Taşıma Ve Depolama Organizasyonu
  • İletişim Hizmetleri
  • Firmamızdan gümrüklere EDI bağlantısı (Bu yöntemle mallarınızın beyanı ve tescil işlemleri ofisimizdeki bilgisayarlar vasıtası ile gümrüğe yapılabilmektedir)
  • Personeliyle günün her anında telefon bağlantısı
  • DİJİTAL ARŞİV SİSTEMİ
  • GÜMRÜK SAHASINDA TELSİZ İLE İLETİŞİM
  • BARKOT SİSTEMİ İLE İTHALAT VE İHRACATLARINIZI DAKİKA DAKİKA DURUM BİLGİSİNİ İNTERNET ÜZERİNDEN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.

 


 
SANAYİ BAKANLIĞI ÜRÜN BELGELENDİRMEDE PARTNER FİRMA
BAŞVURULARIMIZ YAPILMIŞ OLUP İTHALAT BAŞLAMADAN
YURT DIŞINDAN TSE VE CE UYGUNLUK BELGELERINIZI ONAYLAMASTATÜSÜ FİRMAMIZ TARAFINDAN YAPILACAKTIR. 
 

 

 

Fiyat teklifi için tıklayın

Firmamız istanbul gümrük müşavirliği üyesi olup derneğimizin etik

değerler anlaşmasını destek olmuştur

 

GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ HAKKINDA

 

TARİHÇE:

 

GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ MESLEĞİNİN TARİHSEL SÜRECİ

Gümrük Müşavirliği ülkemizde 1909 yılından 1999 yılına kadar 90 yıllık tarihsel sürecinde

Gümrük Komisyonculuğu adı altında kanunlarla varlığını sürdüren bir meslek olmuştur.

Gümrük Komisyoncuları ile ilgili Talimatname 1909 yılında hazırlanmış ve 01 Temmuz

1909 tarihinde yürürlüğe girmiştir. yayınlanan 252 sayılı 25.06.1909 tarihli genelge ile de,

Gümrük Komisyoncularının 01 Temmuz 1909 tarihinden önce Gümrük İdaresinden

ruhsatname almaları, bu belgeyi almayanların 01 Temmuz 1909 tarihinden itibaren gümrüklerde

iş takip edemeyecekleri belirtilmiştir.

Bu dönemden önce gümrüklerimizde isteyen kişiler ve Gümrük Komisyoncuları

serbestçe iş takip edebiliyorlardı. Bu konuda belirli bir kural ve uygulama yoktu.

Gümrük Komisyoncularının statülerinin tespit edilmesi, görevlerinin,

mükellefiyetlerinin belirlenmesi ve gerektiğinde kontrol edilmeleri için 01 Temmuz

1909 tarihinde yürürlüğe giren Talimatname hazırlanmıştır.

Aynı dönemde ve 14 Ağustos 1909 tarihli Nizamname ile gümrüklerimizde beyanname sistemine geçilmiştir.

Yürürlüğe konan 569 sayılı 29.01.1911 tarihli Karar ile de, gümrüklerde idarece bastırılıp

satılan beyannamelerin kullanılması kararlaştırılmıştır.

Beyanname beyan sahibini gümrük idaresine karşı hukuken bağlayan bir belge

niteliğindedir ve düzenlenmesi de teknik bir konudur.

Beyanname sisteminden önce, eşya vergi mükellefince gümrüğe arz ediliyor ve gümrük muayene

memurunca muayene ve tespit ediliyordu. Muayene ve tespitten sonra eşya muayene defterine

kayıt ediliyor, vergileri hesaplanıyor ve tahsil ediliyordu.

Ancak; bu uygulama güç ve eşyanın çekilmesi için zaman kaybına neden oluyordu.

Beyanname sistemine geçilince, bu konuda zaman kaybı önlenmiş ve mükelleflerce

Gümrük Komisyoncularına daha çok ihtiyaç duyulmuştur.

Aynı dönemde gümrüklerimizde gümrük mevzuatı açısından da önemli düzenlemeler yapılmıştır.

Bu düzenlemelerin yapılmasının başlıca nedenlerinden biri 1914'de Kapitülasyonların kaldırılmasıdır.

Kapitülasyonlar 26.08.1914 tarihli Karar'la kaldırılmış, Karar 04.09.1914 tarihinde Takvimi Vekayi' de

yayınlanmış ve 18.09.1914 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kapitülasyonlar kaldırılınca, diğer konularda olduğu gibi, gümrüklerle ilgili olarak da yeni düzenlemeler

yapılması gerekli görülmüş ve bu konuda bazı kanunlar ve nizamnameler hazırlanmıştır.

Yürürlüğe konan 07.09.1914 tarihli Kanunla gümrük vergileri %11'den %15'e ve 18.05.1915 tarihli

diğer bir kanunla da %30'a çıkarılmıştır. Gümrük vergilerinin arttırılması ile hazine açısından gümrük

gelirlerinde önemli bir artış sağlanmıştır.

Ayrıca, yeni bir gümrük tarifesi hazırlanması için gerekli çalışmalar yapmak üzere bir komisyon kurulmuştur.

Komisyon yaptığı çalışmalar sonucu sistematik ve spesifik nitelikte gümrük tarife tasarısı hazırlanmıştır.

Tasarı 10.03.1916 tarihinde kanunlaşmış ve 01.09.1916 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Daha önce gümrüklerimizde, gümrük vergisi uygulamasında spesifik sistem değil, kıymet sistemi

uygulanıyordu.Söz konusu tarifenin yürürlüğe girmesinden sonra gümrük işlemleri açısından

da yeni gümrük kanununun hazırlanması uygun görülmüştür. Batılı ülkelerin gümrük kanunları da

incelenerek 11 Nisan 1918 tarihli gümrük kanunu 17.05.1918 tarihinde yayınlanmış

17.11.1918 tarihinde de yürürlüğe girmiştir.Bu düzenlemeler sonucu gümrük işlemlerini

takip etmek ve yazılı beyanda bulunmak çok daha önem kazanmış ve 1909'da yürürlüğe giren

Gümrük Komisyoncuları Talimatnamesi yeterli görülmeyerek, 1924'te 168 sayılı 16 Ocak 1924

tarihli Kararname ile yeni bir Gümrük Komisyoncuları Talimatnamesi hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştur.

Talimatnamede gümrük işlemlerini takip edecek şahıslar tüccar, tüccar müstahdemi,

komisyoncu ve maiyet memuru olmak üzere dört sınıf olarak belirtilmiştir.

Aynı Talimatnamede Gümrük Komisyoncusu olabilmek için adayların diğer şartlar ile birlikte

yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiği, sınavda başarılı olanlara ruhsatname verileceği,

ruhsatnamenin verildiği tarihten itibaren gelecek yılbaşına kadar geçerli olacağı ve yılbaşından

itibaren bir ay içinde yenilenmesi gerektiği, yenilenmediği taktirde ruhsatnamenin geçersiz olacağı,

bir yerde görev yapan Gümrük Memuru istifa ederse, istifa tarihinden itibaren üç yıl geçmedikçe

o yerde gümrük komisyonculuğu yapamayacağı hususları da belirtilmişti.

Ancak belirli bir süre sonra bu Talimatname de yeterli görülmemiş ve 19 Haziran 1927 yılında

1093 sayılı Gümrük Komisyoncuları Kanunu hazırlanmış ve 01.09.1927 tarihinde yürürlüğe konmuştur.

Bu Kanunla, 1924 tarihli Gümrük Komisyoncuları Talimatnamesi'nin yürürlükten kaldırıldığına dair bir madde

mevcut olmadığından,Talimatnamenin Kanuna aykırı olmayan maddeleri de yürürlükte kalmıştır.

On dört madde halinde düzenlenen 1093 sayılı kanunun 5.maddesinde Gümrük Komisyoncularının

komisyonculuktan başka bir ticaretle meşgul olmayacakları, 6.Maddesinde Gümrük Komisyoncularının

belirli miktarda bir kefaletname vermeleri gerektiği, 7. Maddesinde ise, Gümrük Komisyoncuları

Gümrükler Genel Müdürlüğünce belirtilen şekilde defter tutmaya ve takip ettikleri işlemleri deftere

kaydetmeye mecbur oldukları hususları yer almakta idi.

5383 sayılı 11.05.1949 tarihli Gümrük Kanunumuzun gerekçesinde,

16.01.1924 tarihli Gümrük Komisyoncuları Talimatnamesi ile 1093 sayılı 01.09.1927 tarihli

Gümrük Komisyoncuları Kanunu'nun yeterli olmadığı ve konunun

Gümrük Kanununda yer almasının uygun olacağı belirtilmiştir.

Gerekçeye uygun olarak, Gümrük Komisyoncularına ait kurallar 5383 sayılı

Gümrük Kanunu'nun 133-142. Maddelerinde düzenlenmiş ve 1093 sayılı Kanun ise yürürlükten kaldırılmıştır.

Gümrük Kanunu'nun milletler arası ticaretin ve ekonomik hayatın icaplarını

süratle karşılayabilecek bir yapıya kavuşturulması ve mükellefi tazyik eden yükümlerin bertaraf

edilmesi maksadıyla 19.07.1972 tarihinde 1615 sayılı yeni Gümrük Kanunu kabul edilerek

01.02.1973 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Gümrük Komisyoncularına ait kurallar 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 166-173. maddelerinde düzenlenmiştir.

Türkiye ile AET arasında ortaklık yaratan 1963 yılında Ankara Antlaşması ile başlayan süreç

06.03.1995 tarihli 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı sonucunda 01.01.1996 tarihinde

Türkiye ile Topluluk arasında Gümrük Birliği'ni oluşturmuştur.

Milli mevzuatımızda yansıtılan Topluluk Gümrük Kodu T.B.M.M.'de grubu bulunan tüm siyasi partilerin

mutabakatıyla27.10.1999 tarihinde oy birliğiyle kabul edilerek 4458 sayılı Gümrük Kanunu olarak yasallaşmış,

ülkemiz gümrük sistemi ve dış ticaretine uluslararası rekabette yeni ufuklar açmıştır.

Ülkemiz Dış Ticaret ve Gümrük Mevzuatına dair yürürlükte bulunan 100'ü aşkın kanun,

kararname, yönetmelik, tebliğ ve uluslararası anlaşma bulunmaktadır.

Geniş bir mevzuat bilgisini sınavla ve mesleki birikimle ispatlayan Gümrük Komisyoncuları

4458 sayılı Gümrük Kanunu ile mali ve kişisel cezai sorumlulukları arttırılarak

Gümrük Müşavirliği ünvanı altında ihdas edilmiştir.

Gümrük Müşavirleri dış ticaret işlemlerinde bilgisine başvurulan, ülke sanayi ve ihracatına sunulan

gümrük hizmetlerinin kalitesini yükselten, sanayici, ihracatçı ve Gümrük İdaresi ile olan ilişkilerinde

dürüstlüğü ve güveni hakim kılan mesleki disiplin ve saygınlığa önem veren meslek mensupları

olarak faaliyet göstermektedirler.

Kamusal alanda hizmet üreten Gümrük Müşavirleri,

artık Anayasamızın 135. Maddesinin amir hükmü ve 4458 sayılı Gümrük

Kanunu'nun geçici 6. Maddesindeki Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olan

Gümrük Müşavirleri odaları altında örgütlenmek istemektedirler.

İLK GÜMRÜK KANUNU

19 HAZİRAN 1927 TARİHİNİ TAŞIYAN 1093 SAYILI KANUN

Madde 1- Ecnebi memleketlerden Türkiye’ye gelen veya Türkiye’den ecnebi memleketlere

çıkan eşyayı ticariyenin gümrüğe ait muamelatı ya bizzat eshabi veyahut gümrük

komisyoncuları tarafindan ifa olunur.Ticarethane müstahdemlerinden gümrük muamelesin

i ifaya mezun bulunanlar, yalnız o ticarethanenin gümrük muamelesine mahsus olmak üzere

Ticarethane sahibi makamına kalm olabilirler.

Madde 2- Anonim ve kooperatif şirketlere ait eşya, Ticarete mahsus olmayan eşyanın gümrük

muamelesi eshabi veya hüviyeti malum mütemedi veya memuru tarafindan ifa olunur.

Madde 3- Mensup oldugu ticarethane namına gümrük muamelesini yapacak olan müstahdemler

Türkçe’yi layıkıyla söylemek ve yazmakla mükellefdirler.
Gümrük Komisyoncusu olmak için:

a) Türk olmak
b) 20 yaşını ikmal etmiş olmak
c) Türkçe’yi layıkıyla söylemek ve yazmak
d) Sari maraz ile malül olmamak
h) Hileli iflas ile mahkumiyeti olmamak
v) Gümrüğe taallük eden kavanin, nizamat ve mevzuata vukufunu bilimtihan isbat eylemek lazımdır.

Madde 4- Gümrük Komisyonculuğuna talip olanların baladaki seralti haiz oldukları

evrak ve vesaik ile tespit edildikten sonra isimleri bir ay müddetle Gümrük İdareleriyle

Ticaret Odalarıve Borsaların neşriyat mahallerinde ilan edilir.
Bir ay zarfında aleyhlerine kendi hüviyetlerini tayyin ile tahriren veya madde tasrihiyle

bir güna müddeiyat vuku bulmayanlara vesikaları verilir. Rüsumat Müdüriyeti Umumyesince de tescilleri icra olunur.

Madde 5- Gümrük Komisyoncuları, komisyonculuktan baska bir ticaretle mesgul olamazlar.

Madde 6- Gümrük Komisyoncusu olacakların Birinci sınıf gümrükler için 1000’e ikinci sınıf için

500 liralık bir kefaletname tevdi etmeleri lazımdır.

Madde 7- Gümrük Komisyoncuları, tavassut ettikleri muamelat için

Rüsumat Müdüriyeti Umumiyesi’nin göstereceği şekilde defter tutmağa ve muamelatına tavassut

ettiği tacirlerden ne nam ile olursa olsun aldıkları ve tacir namına sarfettikleri kaffei mebalığı müvazzahan

bir deftere kayt etege mecburdur.

Madde 8- Komisyonculuktan başka bir ticaretle mesgul oldukları veya her ne suretle olursa olsun emniyet

ve itimadi salip harekette bulunduklari Gümrük Kanunun (88) inci maddesine mezkür Komisyoncularla

tahkik ve tespit edilen Komisyoncularin vesikalari 3 seneye kadar muvakkaten istirdat olunur.

Madde 9- Gümrük Komisyonculuğu vesilesile gayri mesru ahvaj ve muamelata tavassut etmek veya sahte

sıfat ve hareketle alakadarları igfal eylemek istedikleri yukarıdaki madde mucibinde sabit olan

Komisyoncuların vesikaları sureti katideyede istirdat olunur.

Madde 10- Gerek muvakkaten, gerek sureti katiyede vesikaları istirdat olunan Komisyoncularin isimleri,

Gümrükler ve Ticaret Odaları ile Borsalarda ilan ve Gümrük mevmuasile nesrolunur.

Madde 11- Dahilden dahile eşyayı ticariye sevkeden Komisyoncular iş bu kanun ahkamina tabi değildir.

Madde 12- Muamelati ticariyesi az olan mahaller İcra Vekilleri Hey’cü kararı ile bu kanun ahkamından

istisna edilebilir.

Madde 13- Bu kanun 1 Eylül 1927 tarihinden muteberdir.

Madde 14- Bu kanunun alikamini icraya Maliye Vekili Memurdur.

 

KAYNAK: www.igmd.org.tr

 

 

GÜMRÜK NEDİR ?

Kökeni

"Lehçe-i Osmaniye" adlı kitapta Gümrük kelimesi, Rumca'dan alınmış ve "emtiaya ilişkin rüsumun idare mahallinin ismidir" diye tanımlanmış ise de "Gümrük" kelimesinin Rumca'dan alınma olmayıp, Latince'de ticaret manasına gelen "Commercium" kelimesinden alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Zira, gümrük resminin ticaret eşyasından alınan bir vergi olduğu gözönüne alındığında, kelimenin manaya uygunluğu ortaya çıktığından, bu adlandırmanın esasen daha uygun bulunduğu açıktır. Fransızlar "Gümrük"e "Douane" derler. İtalyanca "Dogana" kelimesinden alınmıştır ki, Venedik ve Cenova Cumhuriyetinin Birinci Hakimi'nin unvanı olan "Doge" adına, hazineye gelir temin etmek için, Venedik'te uygulamaya konulan verginin ismi olmuştur.

“Lehçe-i Osmaniye” adlı kitapta “Gümrük” kelimesi, Rumca’dan alınmış ve emtiaya ilişkin rüsumun idare mahallinin ismidir diye tanımlanmış ise de, “Gümrük” kelimesinin Rumca’dan alınma olmayıp, Latince’de ticaret manasına gelen “Commercium” kelimesinden alınmış olduğu anlaşılmaktadır.

Zira, gümrük resminin ticaret eşyasından alınan bir vergi olduğu gözönüne alındığında, kelimenin manaya uygunluğu ortaya çıktığından, bu adlandırmanın esasen daha uygun bulunduğu açıktır. Fransızlar “Gümrük”e “Douane” derler. İtalyanca “Dogana” kelimesinden alınmıştır ki, Venedik ve Cenova Cumhuriyetinin Birinci Hakimi’nin ünvanı olan “Doge” adına, hazineye gelir temin etmek için, Venedik’te uygulamaya konulan verginin ismi olmuştur. Venedikliler Ortaçağ’da ticarette büyük gelişme kaydettikleri zaman, bu rüsum uygulamaya konulmuş ve giderekten “Gümrük” kelimesi, hem idarenin ismi (ism-i mekan) ve hem de verginin ismi (ism-i fiil) olarak kullanılmaya başlanılmıştır.

Zamanının ünlü yazarlarından Veyh’in sözlerine göre “Douane” kelimesi, gerek Farisi ve gerekse Arabi “Divan” kelimesinin aynısı olup, Ortaçağ’da Arap gümrüklerine gelen ticari emtiaya ilişkin rüsumun alınmasına memur edilen görevlilerin tamamı anlamına gelen ve “Divan” şeklinde adlandırılan bu ibarenin, o zamanki Latince’ye “Dogan”a şeklinde geçtiği ve oradan da Fransızca’ya “Douane” şeklinde geçerek, dillere yerleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır. ( Süleyman Sudi/Mehmet Ali Ünal (Osmanlı Vergi Düzeni/Defter-i Muktesid))

 

 

Tarihçe

Gümrük ve gümrük vergisi, muhtemelen tarihte birbirinden ayrı yaşayan toplumlar, şehir devletleri, devletler, imparatorluklar var olduğu sürece var idi. Gümrük, devletlerin egemenlik alanlarının bir ifade biçimi ve hazinelerinin önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Ülkeler, topraklarına giren kişiler, ticari mallar ve her tür maddeleri ülkenin güvenliği, ekonomisi, hükümranlık, halkın sağlığı gibi faktörleri korumak ve vergi sağlamak amaçlarıyla sınırlarda denetlemeye tabi tutmuşlardır. Bugün de gümrük vergileri, devletin maliye kapsamında topladığı vergilerden sonra (belki başabaş) en büyük gelir kaynağı olabilmektedir. Türkiye'nin 2004 yılında Gümrüklerde Tahsil Edilen Vergileri toplamı (T.C.Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı'nca yayınlanan rakamlar ) 16.724.135.141.527.000 TL. gibi büyük bir rakamdır (Yani 16,7 Katrilyon ETL = ~16,7 Milyar YTL). Bu toplamın %90'dan fazlasını 'Gümrük Vergisi' ve 'Katma Değer Vergisi' oluşturmaktadır. Diğer vergiler Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Motorlu Taşıtlar Vergisi ve birçok başka vergi ve kesintilerdir.


Gümrük kanunu

Türkiye'nin gümrük konularında esas olan hukuk kaynağı kanun 27 Ekim 1999 tarihinde TBMM'nde kabul edilen 4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU'dur. 18/6/2009 tarih ve 5911 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramıştır. Bundan önce geçerli olan 1615 sayılı Gümrük Kanunu idi. Ancak Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olma çabası yolunda ilk olarak 1995'te AB ile Gümrük Birliği'ne geçmesinden sonra Kanunun metni AB'nin bu alandaki kanunu olan "Gümrük Kodu" ile paralellik sağlanmaya çalışılarak değiştirildi ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu oldu. Kanunun ilk iki maddesi şöyledir:

MADDE 1- Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir.
MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar. Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahası gümrük bölgesine dahildir.

Bu Kanunda geçen Türkiye Gümrük Bölgesi ve Gümrük Bölgesi kavramları Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesini ifade eder."

Ülkelerine göre gümrük hizmetleri

 

Ülke Adı - Kendi dilindeki adı - web sitesi


Amerika Birleşik Devletleri ABD ABD Gümrük ve Sınır Koruma U.S. Customs and Border Protection www.cbp.gov


ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza U.S. Immigration and Customs Enforcement www.ice.gov


Almanya Almanya Federal Gümrük İdaresi Bundeszollverwaltung www.zoll.de


Avusturya Avusturya Avusturya Gümrük İdaresi Österreichische Zollverwaltung www.bmf.gv.at/zoll/


Azerbaycan Azerbaycan Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Gümrük Komitesi Azərbaycan Respublikası Dövlət Gömrük

Komitəsi www.customs.gov.az


Belçika Belçika Gümrük ve Tekel İdaresi Administratie der Douana en Accijnzen
Administration des Douanes et Accises
Zoll- und Akzisenverwaltung fiscus.fgov.be/interfisc/home_du.htm


Beyaz Rusya Beyaz Rusya Beyaz Rusya Cumhuriyeti Devlet Gümrük Komitesi Государственный таможенный комитет Республики Беларусь
Дзяржаўны мытны камітэт Рэспублікі Беларусь www.gtk.gov.by


Birleşik Krallık Birleşik Krallık Birleşik Krallık Sınır Ajansı UK Border Agency ukba.homeoffice.gov.uk


İngiliz Gelir ve Gümrükler İdaresi Her Majesty's Revenue and Customs www.hmrc.gov.uks


Çek Cumhuriyeti Çek Cumhuriyeti Çek Cumhuriyeti Gümrük İdaresi Celní správa České republiky www.celnisprava.cz


Fransa Fransa Gümrükler ve Dolaylı Vergiler Genel Müdürlüğü Direction générale des douanes et droits indirects www.douane.gouv.fr


Hollanda Hollanda Vergi ve Gümrük İdaresi Belastingdienst www.belastingdienst.nl
www.douane.nl


İsviçre İsviçre Federal Gümrük İdaresi Eidgenössische Zollverwaltung
Administration fédérale des douanes
Amministrazione federale delle dogane www.ezv.admin.ch


Sınır Muhafaza Birlikleri Grenzwachtkorps
Corps des gardes-frontière
Grenzwachtkorps www.gwk.ch


İsveç İsveç Gümrük İdaresi Tullverket www.tullverket.se


İtalya İtalya Gümrük Ajansı Agenzia delle Dogane www.agenziadogane.it


Finans Muhafaza Guardia di Finanza www.gdf.it


Kazakistan Kazakistan Kazakistan Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Devlet Gümrük Kontrol Komitesi Қазақстан Республикасы Қаржы министрлігінің Кедендік бақылау комитеті
Комитет таможенного контроля Министерства финансов Республика Казахстан www.customs.kz


Lüksemburg Lüksemburg Gümrük ve Tekel İdaresi Administration des Douanes et Accises
Zoll- und Akzisenverwaltung www.do.etat.lu


Mısır Mısır Mısır Gümrük Kurumu لمصلحة الجمارك المصرية www.customs.gov.eg


Norveç Norveç Gümrük İdaresi Tollvesenet www.toll.no


Polonya Polonya Gümrük Servisi Służba Celna www.mf.gov.pl/?const=2


Rusya Rusya Rusya Federasyonu Federal Gümrük Servisi Федеральная таможенная служба Российской Федерации www.customs.ru


Slovakya Slovakya Slovakya Cumhuriyeti Gümrük İdaresi Colná správa Slovenskej republiky www.colnasprava.sk


Türkiye Türkiye Gümrükler Genel Müdürlüğü — www.gtb.gov.tr/


Ukrayna Ukrayna Ukrayna Devlet Gümrük Servisi Державна митна служба України www.customs.gov.ua


Yeni Zelanda Yeni Zelanda Yeni Zelanda Gümrük Servisi New Zealand Customs Service
Te Mana Arai o Aotearoa www.customs.govt.nz

KAYNAK: .wikipedia.org

 

 

Gümrük Birliği

Ankara Anlaşması’nda Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğuna entegrasyonu için ortaya koyulan üç dönemin sonuncusu olan “son dönem”de, Türkiye ile Topluluk arasında bir gümrük birliği tesis edilmesi öngörülmüştür. Ortaklık Konseyi'nin 6 Mart 1995 tarihinde yapılan toplantısında alınan "Gümrük Birliği Kararı" Gümrük Birliği'nin son döneminin uygulamaya konulmasına ilişkin koşulları belirlemektedir. Böylece, Katma Protokol'de öngörülen 22 yıllık Geçiş Dönemi, 1 Ocak 1996 tarihi itibarıyla son bulmuş ve Türkiye'nin AB'ye katılımı yolunda "Son Dönem"e girilmiştir.

1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türkiye'ye Ankara Anlaşması'nda tanımı yapılmış olan klasik gümrük birliğinin ötesinde yükümlülükler getirmiştir. Anlaşma'nın 10. maddesi gereği; Üye Ülkelerle Türkiye arasında, ithalatta olduğu gibi ihracatta da gümrük vergileri ve eş etkili resim ve harçlar, miktar kısıtlamaları ile milli üretime Anlaşmanın hedeflerine aykırı bir koruma sağlamayı gözeten eşit etkili başka her türlü tedbir yasaklanır ve buna ilave olarak Türkiye üçüncü ülkelerle ilişkilerinde Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesi'nin kabul eder ve Toplulukça dış ticaret konusunda uygulanan sair mevzuata da yaklaşmayı taahhüt eder.

1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'nda ise Gümrük Birliği'nin sadece gümrük vergileri ve eş etkili vergilerin kaldırılması ve Topluluğun üçüncü ülkelere uyguladığı ortak gümrük tarifesine (OGT) uyum sağlanması değil, aynı zamanda bir tarafın diğer taraf üzerinde haksız rekabet avantajı sağlamasına neden olabilecek tüm bozucu mekanizmaların kaldırılması anlamına geldiği anlayışı mevcuttur.

Kısaca, sadece malların serbest dolaşımına ilişkin değil, aynı zamanda rekabet politikası, fikri ve sınai mülkiyet hakları gibi alanlarda da Topluluk mevzuatına uyum yükümlülüğü doğmuştur. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'nda şu kısımlara yer verilmiştir:
• Malların Serbest Dolaşımı ve Ticaret Politikası
• Tarım Ürünleri
• Gümrük Hükümleri
• Yasaların Yakınlaştırılması
• Kurumsal Hükümler
• Genel ve Son Hükümler

Türkiye'nin Karar hükümlerine göre yükümlülükleri iki başlık altında toplanabilir:

1-Malların Serbest Dolaşımına İlişkin Yükümlülükler
Türkiye-AT Gümrük Birliği sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerini kapsamaktadır. Tarım ürünlerine ortaklık konseyi kararları, kömür ve çelik ürünlerine ise ayrı bir anlaşma kapsamında "menşe" esasına dayalı tercihli rejim uygulanmaktadır. Serbest dolaşım prensibine göre, Türkiye'de ve Toplulukta elde edilen ürünler ile üçüncü ülke çıkışlı olup Türkiye veya Toplulukta ithal işlemleri tamamlanmış, gerekli gümrük vergi ve resimleri tahsil edilmiş, bu vergi ve resimleri tam veya kısmi bir iadeden yararlanmamış ürünler gümrük birliği gümrük bölgesi (Topluluk + Türkiye) içerisinde serbest dolaşımda sayılmaktadır. Böylece, "serbest dolaşım prensibi"ne dayalı Gümrük Birliğinin işleyebilmesi için Türkiye'nin yerine getirmesi gereken yükümlülükler şöyle sıralanmıştır:

• Türkiye 12 ve 22 yıllık listelerde bulunan eşyanın Topluluktan ithalatında uyguladığı gümrük vergisi ve eş etkili vergileri 31 Aralık 1995 tarihi itibarıyla kaldıracaktır.
• Üçüncü ülke kaynaklı eşyaya uygulanmakta olan gümrük vergisi ve eş etkili vergilerde 31 Aralık 1995 tarihinde Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesi'ne (OGT) uyum sağlanacaktır.
• İşlenmiş tarım ürünleri ticaretinde, Toplulukta uygulanan sistem getirilerek, Karar'ın 1 No'lu ekinde sayılan bu ürünlerin sanayi ve tarım payları tespit edilerek, toplam korumanın sanayi payına tekabül eden kısmının Topluluğa karşı sıfırlanması öngörülmüştür.
• Her iki taraf, ithalat ve ihracatta uyguladıkları miktar kısıtlamalarını kaldıracaklardır.
• Karar'ın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde Türkiye ticarette teknik engellerin kaldırılması konusundaki Topluluk araçlarını benimseyecektir.

2-Mevzuat Uyumuna İlişkin Yükümlülükler
1/95 sayılı Kararı'n 8. maddesi gereği; Türkiye, Karar'ın yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren beş yıl içinde, ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması konusundaki Topluluk müktesebatını iç hukuk sistemine dahil edecektir. Söz konusu müktesebat listesi daha sonra 2/97 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile tespit edilmiş ve yaygınca bilinen teknik mevzuat uyumu çalışmaları bu vesileyle başlamıştır.

1/95 sayılı Karar'ın 54.maddesi ise, Gümrük Birliğinin işleyişi ile doğrudan ilgili alanlardaki Türk mevzuatının mümkün olduğunca Topluluk mevzuatı ile uyumlaştırılmasını öngörmektedir. Söz konusu maddenin ikinci paragrafında, Gümrük Birliği'nin işleyişi ile doğrudan ilgili alanlar şöyle sıralanmaktadır:

• Topluluk ticaret politikası ve üçüncü ülkelerle yaptığı tercihli ticaret anlaşmaları,
• Sanayi ürünleri ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuat,
• Rekabet politikası,
• Fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin mevzuat,
• Gümrük mevzuatı

Gümrük Birliği Kararı kapsamında neler yapıldı?
1 Ocak 1996'dan itibaren taraflar arasındaki gümrük vergilerinin sanayi malları için sıfırlanmasına ve ülkemizin üçüncü ülkelere AB'nin Ortak Gümrük Tarifesini uygulamasına başlanmış ve bu alandaki bazı istisnalar da takip eden süreçte ortadan kaldırılmış, işlenmiş tarım ürünleri için ise sanayi payı sıfırlanmıştır. Ayrıca, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı gereğince dış ticaret rejimimiz büyük ölçüde AB ile uyumlu hale getirilmiştir. Bu çerçevede, malların serbest dolaşımı ile ortak ticaret politikasına ilişkin düzenlemelerin yanı sıra teknik mevzuat, fikri ve sınai mülkiyet, rekabet politikası alanlarındaki AB mevzuatı, ülkemizin ihtiyaçları da dikkate alınarak dış ticaret rejimimize yansıtılmaktadır.

Başlıklar altında Türkiye'nin üstlendiği yükümlülükler çerçevesinde yapılanları şöyle özetleyebiliriz:

• Birliğin ticaret politikasına ve üçüncü ülkelerle yaptığı tercihli ticaret anlaşmalarına uyum
1/95 sayılı Gümrük Birliği Kararı'nın 12. maddesi uyarınca Türkiye, 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren Topluluğun ithalatta ortak kurallar, belirli üçüncü ülkelerden yapılacak ithalatta ortak kurallar, miktar kısıtlamalarının idaresi, haksız ticari uygulamalara karşı önlemler, ihracatta ortak kurallar, ihracatta kota ve tarife kontenjanı belirlenmesi ve idaresi tekstil ve hazır giyim sektöründe üçüncü ülkelere karşı uygulanan miktar kısıtlamaları, dahilde ve hariçte işleme rejimlerine ilişkin kurallarına uyum sağlamıştır. 1/95 sayılı Karar'ın 16.maddesi uyarınca Türkiye, Ortak Ticaret Politikasına uyum amaçlı olarak AB'nin çeşitli ülkelerle yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına (STA) benzer anlaşmalar yapmaya başlamıştır.

• Sanayi ürünleri ticaretindeki teknik engellerin kaldırılması
AB teknik mevzuatına uyumda da önemli aşamalar kaydedilmiş, bugün teknik mevzuatın önemli bir bölümü uyumlu hale getirilmiştir. Bu alandaki önemli bir gelişme olarak, CE işaretli mevzuat kapsamındaki ürünlerin belgelendirmesini yapan Türk Onaylanmış Kuruluşlarının sayısı her geçen gün artmaktadır.

• Rekabet politikası ve fikri mülkiyet hukukuna uyum
Rekabet politikası ve fikri mülkiyet hukukuna uyum çalışmaları Gümrük Birliğinin yürürlüğe girmesinden de önce başlatılmış, bu kapsamda Rekabet Kurumu ve Türk Patent Enstitüsü kurulmuştur.

Rekabet politikası alanında, anti-tröst ve birleşmelerin kontrolü konusunda mevzuatın büyük bölümüne uyum sağlanmıştır. Rekabet politikasına uyumun gerektirdiği diğer alan olan devlet destekleri konusundaki uyum çalışmaları ise ilgili faslın müzakerelere açılabilmesi için yürütülen çalışmalar kapsamında hız kazanmış ve bu çerçevede "Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun" kabul edilmiştir. Ayrıca, devlet desteklerinin söz konusu Kanun hükümlerine göre verilebilmesini teminen "Devlet Destekleri İzleme ve Denetleme Kurulu" oluşturulmuş ve Kurul'un sekretarya hizmetlerini yürütmek üzere Hazine Müsteşarlığı bünyesinde Devlet Destekleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

Fikri Mülkiyet Hukuku alanında ise, uluslararası normlara uyum sağlamak amacıyla edebiyat ve sanat eserlerinin korunması, icracı sanatçılar, yayın kuruluşlarının korunması gibi uluslararası anlaşmalara taraf olunmuş, aynı zamanda, fikri haklar sisteminin Topluluğun hukuk sistemi ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla birçok hukuki düzenleme kabul edilmiştir. Sınai mülkiyet haklarının AB mevzuatına ve uluslararası normlara ve özellikle Dünya Ticaret Örgütü’nün TRIPS Anlaşmasına uygun bir şekilde korunması amacıyla da patent, endüstriyel tasarımlar ve markaların korunmasına ilişkin düzenlemeler yürürlüğe girmiştir.

• Gümrük mevzuatına uyum
Türkiye, AB gümrük mevzuatına büyük ölçüde uyum sağlamış, böylece Gümrük Birliği'nin işlemesi açısından yeknesak uygulamalar gerektiren; menşe, gümrük kıymeti, malların gümrük birliği bölgesine girişi, gümrük beyannamesi, serbest dolaşıma giriş, ekonomik etkili gümrük rejimleri, malların dolaşımı, gümrük borcu/yükümlülüğü, itiraz hakkı konularında uyum sağlanmıştır.

Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girdiği 1996 yılından bu yana sürdürülen uyum çalışmaları sonucunda ülkemiz bu alandaki mevzuat uyumunda oldukça ileri bir seviyeye ulaşmıştır.

GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİ

Gümrük Birliği’nin dinamik etkileri, Türk imalat sektörünün rekabet ve verimlilik düzeyine olumlu yönde katkıda bulunmuş, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelmesinde etkili olmuştur. Sağladığı yapısal değişim ve ülkemize kazandırdığı rekabetçilik yaklaşımı, üretim yapısını çeşitlendirmiş, kaliteli ve güvenli ürün üretimini sağlamıştır. Ülkemizin AB’ye uygun şekilde oluşturduğu teknik mevzuat altyapısı, AB’nin fikri mülkiyet ve rekabet kurallarını benimsemesi, ülkemizin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü yükseltmiş, Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisiyle entegrasyonunu artırmıştır.

Ancak Gümrük Birliği’nin uygulamadan kaynaklanan sorunlu tarafları da mevcuttur. Bu sorunları temel olarak, AB’nin serbest ticaret anlaşması (STA) imzaladığı bazı ülkelerin, AB üzerinden pazara girme avantajının da etkisiyle ülkemizle benzer bir anlaşma imzalamada isteksiz kalmasıyla oluşan ticaret sapması ve haksız rekabet riski, Gümrük Birliği’ni ilgilendiren alanlarda AB’nin karar alma mekanizmalarına yeterli düzeyde dahil olunamaması, bazı üye ülkelerce ülkemizde kayıtlı ticari araçlara uygulanan karayolu kotaları ile işadamlarımızla kamyon şoförlerimize uygulanan vizelerin oluşturduğu teknik engeller olarak sıralamak mümkündür.

Avrupa Komisyonu tarafından, Gümrük Birliği’nin bu sorunlarına ilişkin olarak Dünya Bankası’na (DB) bir çalışma yaptırılmıştır. Bu çalışma sonucunda Dünya Bankası tarafından hazırlanan rapor Nisan 2014’te kamuoyu ile paylaşılmıştır. Raporda, Gümrük Birliği’nin negatif ve pozitif etkilerine ilişkin tespitlerde bulunulmuş, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin asimetrik yapısından kaynaklan sıkıntılarının çözümüne vurgu yapılmış ve değerlendirme sonucunda AB ile Türkiye arasındaki ticari entegrasyonun artmasının her iki tarafın da çıkarına olacağı önerisi getirilmiştir.

Öte yandan, Gümrük Birliği’nin tesisinden bu yana geçen süre zarfında ülkemizde ve dünya ticaretinde yaşanan ekonomik gelişmeler ve değişimler de Gümrük Birliği’nin mevcut halinin gözden geçirilmesini gerekli kılmıştır. Bu çerçevede, taraflar arasında varılan mutabakat uyarınca Türkiye ve AB bir dizi teknik görüşme gerçekleştirmiş ve müzakerelerin çerçevesini belirleyen bir rapor üzerinde uzlaşı sağlanmıştır. Buna göre, güncelleme kapsamında Gümrük Birliği’ni tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın daha iyi uygulanmasına ilişkin hususlar ile Gümrük Birliği’nin kapsamının hizmetler ve kamu alımları alanlarına da genişletilmesi ve tarım tavizlerinin karşılıklı geliştirilmesi hususları yer almaktadır.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusundaki temel yaklaşımımız sürecin ülkemizin AB üyeliğine alternatif teşkil etmeyecek şekilde yürütülmesidir.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin resmi müzakerelerin 2017 yılının ilk çeyreğinde başlaması beklenmektedir. Bu çerçevede hâlihazırda ilgili kurum ve kuruluşlarımızla birlikte müzakerelere hazırlık süreci devam etmektedir. Bu süreç, Ekonomi Bakanlığı’nın koordinasyonunda Avrupa Birliği Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile birlikte yürütülmektedir.

Diğer taraftan, Gümrük Birliği nedeniyle AB’nin üçüncü ülkelere yönelik uyguladığı tercihli ticaret sistemini üstlenmek zorunda olan ülkemizin, STA’lar çerçevesinde yaşadığı ticaret sapması ve firmalarımızın rekabet gücünün azalması sıkıntılarını AB ile ABD arasında müzakereleri devam etmekte olan Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) kapsamında da yaşaması kaçınılmazdır. Dolayısıyla, Türkiye’nin TTIP ile oluşturulması öngörülen yeni transatlantik ekonomiye dâhil olma hedefinin de Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinin başlatılmasında önemli etkisi olmuştur. Her iki süreç de zamanlama bakımından birbirilerine etkide bulunmaktadır.